Camdan Dışarı Bakmak
Birkaç ay önce bir vesile Delft’ten Münih’e gitme fırsatı buldum. Yolculuk tren ile yaklaşık 8 saat sürüyordu. Oldum olası böyle uzun yolculukları sevmişimdir. Böylesi yolculuklar insanı aralıksız uzunca bir süre bir koltuğa hapsettiğinden odaklanıp bir şeyler yapmak için hep gözüme güzel bir fırsat olarak gelmiştir. Nitekim ben de bu doğrultuda hazırlanmaya koyulup önceki geceden tabletime yolda okumak üzere birkaç pdf ve izlemek üzere birkaç tane de video indirdim. Ertesi sabah erkenden trenle yola koyulduk. Trene bindiğim andan itibaren -hatta tren garına giderken- kulağımda kulaklıklarım takılı müzik dinliyordum. Önce kulaklıklarım takılı (veya kulaklarım tıkalı) biraz uyumaya karar verdim ve yaklaşık bir saat uyudum. Ardından tabletimi çıkardım ve geceden indirdiğim dosyalardan birini açıp işe koyuldum. Yaklaşık bir saat kadar da böyle harcadım. Devamında telefonuma gelen mesajlara cevaplar yazdım, biraz YouTube’da gezindim derken yolun yarısı etti. Ben müzik dinlemekten yorulma...