Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ön kabul, Tanım ve Tartışma

Resim
  Görsel Matematik ile uğraşanlar bilirler ki formal yollarla bir şeyi iddia etmek için üç şeye ihtiyaç vardır: Aksiyom, tanım ve çıkarım kuralları. Her şey aksiyomlarla başlar. Öncelikle bir grup olguyu kabul etmeniz gerekir. Bunlar olmaksızın üzerine akıl yoracağınız ve argüman geliştireceğiniz bir zemin olmaz. Bir grup aksiyomu kabul ettikten sonra ilk yapmanız gereken şey ise tanımlamadır. Tanımlar, mevcut önermeler üzerine yapılırlar ve sisteme yeni bir bilgi eklemezler. Bunlar daha ziyade dilin imkanını genişletmeye yöneliktir. Son olarak ise çıkarım kuralları devreye girer. Bunlar mevcut aksiyomlar ve tanımlar ışığında yeni doğrulara nasıl ulaşacağınızı gösterir. Çıkarım kuralları yeni sonuçlar doğurdukça bu sonuçlar isimlendirilir, sınıflandırılır ve teorem adını verdiğimiz daha dolaylı doğrular olarak doğrular çantamıza eklenir. En nihayetinde elimizdekiler ışığında yeni problemler ve bu problemleri çözmek niyetiyle yeni araçlar tanımlanır. Bu süreç böyle devam eder ve nih...

Bilmek ve Anlamak

Resim
  Bilmek ve anlamak arasındaki farkın üzerinde yeterince duruyor muyuz? Bu iki sözcüğü arasındaki farkı dilbilimsel olarak eminim hepimiz biliyoruzdur. Benim sormak istediğim bu iki sözcük arasındaki farkı sahici bir şekilde anlıyor muyuz? Bilme eylemi bilginin zihinde mevcut olup olmamasıyla ilgilidir. Dünya’nın yuvarlak olduğunu, suyun iki hidrojen bir oksijenden oluştuğunu ya da Cumhuriyet’in 1923’te kurulduğunu bilirsiniz. Bunlar bilgi paketleri halinde sizlere öğretilmiştir. Haliyle bilgi zihninizde mevcuttur. Peki bunları anlamış mısınızdır? Ya da bunlar anlaşılacak şeyler midir? Mesela Cumhuriyet’in 1923’te kurulmasının ya da annenizin evde olmasının nesi anlaşılacaktır? Bu sorulara cevap vermek için anlama sözcüğünü masaya yatıralım. Anlamak bilmenin aksine, bilginin sadece kendisinin değil komşularının da bilinmesiyle ilgilidir. Suyun varlığını henüz 2-3 yaşındayken fark edersiniz. Suyun daha küçük su taneciklerinden oluşması fikri belki 6-7 yaşınızda sizi bulur. Ardın...

Zamanın Ruhu ve Saatleri Ayarlamak

Resim
  Geçtiğimiz ay Türk Edebiyatı'nın en değerli eserlerinden biri olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü bir grup arkadaşımla okuyup tartıştık. Genellikle düşünce türünde, kurgusal olmayan kitaplar okuduğumuz bu grupta -şaşırtıcı bir şekilde- kitap beğenilmedi. Oysaki bana sorsanız bu kitap Türkçe yazılmış en iyi eser. Hatta öyle sanıyorum ki hayatım boyunca üç defa baştan sona okuduğum tek kitap. Böyle olunca entelektüel kapasitesine güvendiğim dostlarımın bu eseri neden beğenmediklerini analiz edip anlamak istedim. Öncelikle bu kitaba verdiğim değeri ve değerin nedenini açıklamak istiyorum. Ben her dilin dev edipleri olduğuna ve dillerin sırf bu ediplerin hatırına öğrenilebileceğine inanıyorum. Örnek olarak bence Nietzsche bir insan için Almanca öğrenmeye yeter sebeptir. Kim bilir ne de güzeldir L'Albatros Fransızca aslında; Foucault, Camus acaba daha neler neler söylemişlerdir tercümanın bize anlatamadığı... Hâl böyle olunca insanın kendi dilinde yazılmış böyle bir hazi...

Râvi, Hikaye ve Emanetci

Resim
  Geçenlerde izlediğim ve bir hayli hoşuma giden bir Dücane Cündioğlu kesitini sizinle paylaşmak isterim .  Benim gibi hayatı biraz kitabi yollarla anlamlandırmaya çalışan insanların bu hataya sık sık düştüğüne inanıyorum. Özellikle buraya geldiğimden beri kendi kendime evde daha çok zaman geçirdiğim ve hayata daha az karıştığım düşünülünce bunun üzerine yazmanın değerli olabileceğini hissettim. İnsan olmak ve hayat sizin için neyle alakalıdır? Belki de bunu anlamak için kendimizi nasıl adlandırdığımıza bakmalıyız. Kendi türümüze ad verirken nedense “Homo Sapiens” tamlamasını uygun görmüşüz, düşünen inan. Oysa ben insan olmayı hep 2 kavram üzerinden anlamlandırmayı seviyorum: hikâye ve bağ. Bağ kavramıyla alakalı ileride bir şeyler yazmak istiyorum. Bu sebeple bu yazıda hikâyeye odaklanmaya çalışalım. Bizler iyi hikâye anlatıcılarız. Türümüzün yaptığı her üretim bir hikâye ya da anlatı formatında. Bilim, felsefe din, sanat… Bunlar hep belirli fenomenler etrafına giydirdiğ...