Ön kabul, Tanım ve Tartışma
| Görsel |
Matematik ile uğraşanlar bilirler ki formal yollarla bir şeyi iddia etmek
için üç şeye ihtiyaç vardır: Aksiyom, tanım ve çıkarım kuralları. Her şey
aksiyomlarla başlar. Öncelikle bir grup olguyu kabul etmeniz gerekir. Bunlar
olmaksızın üzerine akıl yoracağınız ve argüman geliştireceğiniz bir zemin
olmaz. Bir grup aksiyomu kabul ettikten sonra ilk yapmanız gereken şey ise
tanımlamadır. Tanımlar, mevcut önermeler üzerine yapılırlar ve sisteme yeni bir
bilgi eklemezler. Bunlar daha ziyade dilin imkanını genişletmeye yöneliktir.
Son olarak ise çıkarım kuralları devreye girer. Bunlar mevcut aksiyomlar ve
tanımlar ışığında yeni doğrulara nasıl ulaşacağınızı gösterir. Çıkarım
kuralları yeni sonuçlar doğurdukça bu sonuçlar isimlendirilir, sınıflandırılır
ve teorem adını verdiğimiz daha dolaylı doğrular olarak doğrular çantamıza
eklenir. En nihayetinde elimizdekiler ışığında yeni problemler ve bu problemleri
çözmek niyetiyle yeni araçlar tanımlanır. Bu süreç böyle devam eder ve nihayetinde
formal bilgi üretimi gerçekleşir.
Bu tarz düşünmeye bir defa alıştıktan sonra günlük hayatta insanlarla
tartışmakta güçlük çekmeye başlarsınız. Her şeyden önce kimsenin aksiyom / ön
kabul seti ötekini tutmaz. Dünya’ya Müslüman öğretiyle bakan birinin ön
kabulleri farklıdır, milliyetçi öğretiyle bakan birinin ön kabulleri farklıdır,
materyalistin, nihilistin ve hatta düz dünyacınınki farklıdır. Nitekim pek
azımız ön kabullerimizin tam manasıyla farkındayızdır. Çünkü bunlar bizlere bir
hafıza kartı vasıtasıyla yüklenmiş şeyler değillerdir. Daha ziyade
yaşanmışlıkların ve kulaktan dolmaların zihnin en alt tabakasına yığdıklarıdır.
Farklı ön kabuller beraberinde farklı tanımlamaları getirir. Bu daha farklı
bir bulanıklık doğurur. Aynı dili konuştuğunuzu düşündüğünüz biriyle aynı
sözcüklere aynı anlamları yüklemediğiniz zaman tartışmanın ne denli alakasız
yerlere gidebileceğini hayal edemezsiniz. Bu tanımları kapıştırmak
istediğinizde ya da kendi tanımınızın mevcut ön kabul setiyle en makul tanım
olduğunu söylediğinizde ise bu sefer ön kabullerin örtüşmemesiyle
yüzleşirsiniz. E, haliyle böylesi bir zeminde tartışmak neredeyse imkansızlaşır.
Ön kabullerin uyuşmazlığı makul bir pazarlığın ardından çözülebilir veyahut
tarafların şartlarını masaya açıkça koymasıyla. Buradan itibaren yapılması
gereken ise tanımlarda anlaşmak olmalıdır.
Öncelikle şunu bilmek gerekir ki her tanım makul bir tanım değildir.
Tanım yapmaya dair genel prensip “Etrafına câmi, ağyarına mâni” olmasıdır. Yani
tanım o olan her şeyi kapsamalı ve o olmayan her şeyi haricinde tutmalıdır.
Kulağa kolay gelebilir fakat bu oldukça zor bir meseledir. Mesela kalem
sözcüğüne düzgün bir tanım vermeye çalışalım. “Kalem yazan şeydir” diyerek
başlayalım. Kısa süre sonra elinde biri tebeşirle koşup “Bu da yazar ama kalem
değildir!” der. Tanımı düzeltmek için “Kağıda yazı yazan şeydir” dersiniz, bu sayede
tebeşiri def etmiş olursunuz. Ta ki biri tahta kalemiyle yanınıza gelip bunun
bir kalem olduğunu fakat tanım yüzünden dışarıda kaldığını söyleyene kadar! Şimdi
tanımı tekrar kapsayıcı yönde genişletmeniz gerekmektedir. Bunu yapmaya
çalışırken istemeden bir şeyleri daha dahil edeceğinize eminim. Şimdi onları
tekrardan çıkaralım. Hay Allah! Yine alakasız bir şeyler tanıma dahil oldu…
Görüldüğü üzere gündelik hayatta elimizle tuttuğumuz bir kalem objesi için
bile câmi-mâni bir tanım yapmak bir hayli sürüyor. Kalemi bir kenara bırakıp,
ahlak gibi, tanrı gibi soyut ve aklın dışında varlıkları tanımlamanın ne kadar
zor olduğunu varsın siz düşünün. Yine de tanım teşebbüslerinde bulunmak
gerekmektedir. Bir şey üzerine tartışacaksak en azından bazı şeyleri dahil bazı
şeyleri hariç kılıyor olmalıyız. Mesela aşk nedir diye tartışılan bir ortamda
karşınızdaki her şey aşktır dediği an tartışma biter. Çünkü artık aşka dair
yapacağınız her iddia o küme içerisinde bir elemanın özelliği olacağı için
ortada tartışılacak bir şey kalmaz. Doğal olarak bir tartışma ortamı için en
azından bir şeyler dışarıda kalmalıdır. Bu da bizi her tanımın tanım olmadığı sonucuna
çıkarır.
İnsanlar belirli bir ön kabul seti ve bu ön kabuller neticesinde makulce
yapılmış tanımların ardından ancak tartışmaya hazır olabilirler. Bunun düşünsel
olarak ne denli yük olduğunun eminim siz de farkındasınızdır. Bu yüzden siz siz
olun gündelik hayatta hakikati bulmak için dostlarınızla dipsiz tartışmalara
girmeyin.
Yorumlar
Yorum Gönder